Okumalara Kaldığımız Yerden Devam…

Puşkin -Yüzbaşının kızı

Zülfü Livaneli Serenad

Yaşar Kemal- İnce Memed 1-2-3-4

Knut Hamsun – Açlık

Albert Camus- Düşüş

Ebu Zer -Ali Şeriati

Sokratesin Savunması- Platon

İnci- John Steinbeck

Anton Çehov – 6.Koğuş

Anton Çehov -Doktor Çehov öyküleri

Jose Mauro De Vasconcelos- Şeker Portakalı

Stefan Zweig- Bir Kalbin Çöküşü

Üsteğmen Ergunov’un Hikayesi- İvan Turgenyev

İlk Aşk -Turgenyev

Küçük Kara Balık – Samed Behrengi,

Çavdar Tarlasında Çocuklar- J. D. Salinger

İnsanın Anlam Arayışı- Viktor E. Frankl

Her yazardan okumak mı, her konudan okumak mı, her ülkeden bir yada bir kaç yazardan okumak mı? Karar vermek zor. Her ülkenin edebiyatının ayrı bir tadı var. Fakirlik ve çile dönemlerinde yazılan edebi eserlerin kıymeti, daha bir fazla sanki.

Politik nedenler bir bakıma kısıtlıyor insanı. Baskı dönemlerinde halkın karşısında olmuş, faşizmden ya da diktatörlerden yana tavır alanların kitaplarını bir kenara ayırıp, mimliyorum. Bunları okumayacağım diyorum. Sanat için sanat yapıyorsanız benim yolum sizden ayrı. Daha önce kendisi ile ilgili Açlığın Hesabını Sormak isimli yazıda bahis açtığım Knut Hamsun’un Açlık romanını okuduktan sonra bu kanaate vardım. Bu noktalarda farklı düşünüyor olabiliriz o yüzden ortak noktalarımıza değinmek daha makul gibi.

Son iki ayda okuduğum kitapların listesini yaptım.Hepsi ile ilgili değilde bir kaçı ile ilgili aklımda kaldığı kadarıyla kimi değerlendirme satırları yazmak istedim. Umarım bu satırlar okuma arzunuzu teşvik eder.

Yukarıda ismini ve yazarını yazdığım kitaplardan en beğendiğim kitapların başında, Serenad geliyor. Serenad için ayrı bir yazı yazmak gerek. Zira bunu hak ediyor.

Bildiğiniz gibi,sosyal ve siyasal birçok problemin altında yatan asıl nedenler, geçmişte üzeri örtülen büyük hatalardır.O yüzden geçmişle yüzleşmeden bugün yaşanan hiçbir problemin halledilemeyeceği aşikar. İşte burada, Livanelinin Serenad kitabındaki kimi düşüncelerle ortak noktada buluşuyoruz.

Kırım Türklerinden, ülkemizde yaşayan ve büyük zorluklar çekmiş olan Ermenilere, Kürtlere, Almanya da Nazi faşizminden kaçan ve kaçamayan Yahudilere, 6-7 eylül olaylarında zulme maruz kalan Rum vatandaşlara kadar o kadar sorun var ki… Müthiş bir kurguyla bunların hepsine değinmiş. Doğrusu hep bahsettiğim gibi, insani yanlarınızı konuşturmanıza yardımcı olacak çok akıcı bir roman.Bunun yanın da aşkı, savaşın acımasız yüzünü, sürgünü, mülteciliği, ötekileştirilmeyi, müziği, sanatı ve estetiği de olabildiğince okuyacaksanız.

Birde alıntı bırakayım;

“Aramızdaki temel fark ne, biliyor musun? Sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun!”

“Peki, sen ne görüyorsun bakalım?”

“İnsan, sadece insan. Seven, acı çeken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan.”

Serenad ilginizi çektiyse, onun paralelinde Viktor E.Frankl’in İnsanın Anlam Arayışı isimli kitabını okuyabilirsiniz.Kitapta,bir psikiyatrist, 2. Dünya Savaşı sırasında esir tutulduğu Nazi kamplarındaki deneyimlerini anlatıyor. Bir insan Nazi Kamplarının acımazsızlığını okuduğunda, sadece orayla kalmamalı .Biraz da gözünün önünde yaşananlara, yıkılan ülkelere, şehirlere, köylere de bakmalı değil mi ? Ne diyor Necip Fazılın Reis Bey isimli eserinde, “Ağlayabilseydiniz, anlayabilirdiniz!” Her yer acı içinde aslında, ama gören gözlere…

Sonrasında Ali Şeriati’nin Ebu Zer’ini okuyabilirsiniz. Her ne kadar kimi kısımların abartıldığını düşünsem de kimi noktalarda Ebu Zerle ilgili anlatıya hayran oldum.Çünkü Ebu Zer bir yanda iktidara kafa tutan biri olduğunu, hak ve adaletin ete kemiğe bürünmüş hali olduğunu görüyorsunuz Sözü kılıç gibi keskin olduğu için, boynunu onun sözleri karşısında eğebilecek kadar hakkaniyetli idareci bulamamış ne yazık ki.Nasıl bulsun ki? Şama sürüldükten sonra, her gün Emir Muaviye’nin sarayında soluğu almış ve ona kimsenin söylemeye cesaret edemeyeceği sözleri topluluğun önünde söylemiştir.

“Ey Muaviye! Eğer bu sarayı kendi paranla yaptırdıysan israftır. Yok eğer halkın parasıyla yaptırdıysan ihanettir!

Bu özelliğini bilen Allah Resulu O’nun için şöyle demiştir:
“O yalnız yaşar
Yalnız ölecek
ve yalnız haşrolunacaktır!” (Ebu Zer)

Kitap bir biyografi olmasının ötesinde sosyolojik ve psikolojik tahlillerde içeriyor. Günümüz Müslümanlarının siyasi nedenlere bağlı temel dini farklılıkları ile kimi büyük problemlerinin neden kaynaklandığını izah ederek, problemlerin geçmişe bağlı yanlarını tahlil ediyor. Günümüzde dini anlayışı kendi menfaatleri doğrultusunda dejenerasyona uğratarak kullanan statükocu idarecilere yönelik ciddi eleştiriler var . Fakirlerin ve düşkünlerin koruyucusu, mütevaziliğin, ahlakın, takvanın ve cesaretin timsalidir Ebu Zer.

Ebu Zer kadar cesaretiniz mi yok ? O zaman size Samed Behrengi’nin Küçük Karabalık isimli kitabını öneririm. Kendi aleminde ki tüm balıkları karşısına alarak, cesurca hayatı keşfe çıkan küçük karabalığın hikayesi sizi bir nebze heyecanlandırabilir.Bazen çevrenizdekiler size yapamayacağınızı, gidemeyeceğinizi , başaramayacağınızı vs. telkin eder durur. Çünkü herkesin başarısı ve dünyası kendi kafasında ki kadardır. Sizin aldırmadan yolunuza devam etmeniz en makul seçenek olacaktır. 12 eylül döneminde Türkiye’de ve şuanda da İran’da yasaklı olan kitabı okumalısınız.Hani derler ya; “Think out of box!” Bu yüzden.

Son olarak dünün çocukları bugünün büyükleri özdeyişinden yola çıkarak, José Mauro De Vasconcelos’unŞeker Portakalı kitabını tavsiye ediyorum. Ailesinden sürekli şiddet gören bir çocuğun hikayesi anlatılıyor. Yediği dayaklar canına tak edince, kitabın kahramanı olan küçük Zeze, bir yerde şöyle diyor;

-Ama beni öyle kötü dövdü ki, Portuga; öyle kötü dövdü ki.
Önemi yok artık, onu öldüreceğim! 
-Ne diyorsun sen, babanı mı öldüreceksin?
-Evet, yapacağım bunu. Başladım bile.
Öldürmek, tabanca alıp güm diye patlatmak değil! Hayır. 

Onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek.. 
Ve bir gün büsbütün ölecek..”

Şimdilik bu kadar.Gündelik gündemlerden sıkılıp kendini kitap okumaya verebilmek zor . Her halükarda insanı içine çeken olaylar gerçekleşiyor çevremizde. Siz yine de okumaktan geri kalmayın derim. Bu arada sizlerin de benimle paylaşmak istediğiniz kitaplar varsa lütfen yoruma ekleyin. Okumaktan memnuniyet duyarım.

Sağlıcakla kalın.

Reklamlar