Nice Yıllara.

Güzel insan; sana son doğum günü mesajını yazalı bir yıl olmuş yine. Zaman bazen ne ağır geçiyor. Bazen ise ne hızlı. Elimde olsa, güzel geçirdiğin tüm yaşlarını sonsuza kadar uzatmak isterdim. Mutluluk sana çok yakışıyor çünkü. Hem her yaşın da ayrı bir yakışıyor sana. Büyümüyorsun hiç aslında. Öyle küçücük öyle masumsun hala gözümde. Yaşam döngüsü…

Sokağa Kadar inen Acımasızlık.

Zorla bir yere kapatılmazsak eğer, çıkacağımız yüksekliği hayal bile edemezsiniz. Aslında ruhumuz özgürdür bizim. Yükseklere çıkabilmenin altında yatan neden de budur. Kırılmadıysak, horlanmadıysak çoğu zaman döner yuvamıza geliriz. Sıcak bir yuva gibisi var mıdır? Yoktur tabi ki.  Bu kadar özgür olmanın bedeli de yok sayılmaz hani. Akşama kadar bir sürü it, köpek takılır peşimize. Çarşıda,…

Eee ben ne yapacaktım şimdi ?

Bilgisayarın başına da geçtim. Açtım internet tarayıcısını. Arama motoru da çıktı. Eee? Eee şimdi ben ne yazacaktım buraya? Onu unuttum. Dur, bari şuraya bir dosya açayım da, ne yazmayı unuttuğumu yazayım. Başlık ne olsun? Heh buldum. “Eee ben şimdi ne yapacaktım?” Bana en çok olan şey budur. Ulan ben şimdi ne yapacaktım? Sorusunun cevabını aramak….

İki Kişi Kaldık…

Biz üç samimi dosttuk. Fakat bugün birini kaybettik. Benim doğum günümde hem de. İnsanın hayatına iz bırakan ve sürekli hatırlamak zorunda kaldığı tarihlerde, çok sevdiği birisini kaybetmesinin nasıl kötü bir his olduğunu tahmin dahi edemezsiniz. Bunun anlamı şu; Hayatınız boyunca yakınlarınız sizin doğum gününüzü her kutladıklarında, siz, içiniz acıyarak o dostu hatırlayacaksınız. “Dostum sağlığına” diye…

Kavram(ak)

“Yaşam, mutlu olmak ve hep kazanmak için değil, var olmak ve bir ruh geliştirmesi için insana tanınmış bir süreden başka bir şey değildir.” Mühürlenmiş ZamanAndreyTarkovski Hata, günah, sevgi, şefkat, açlık, duygu, özlem, öfke, nefret, umut… gibi iç dünyamıza ait kavramlar, hayatımızı, duruşumuzu şekillendiriyor. Bazen birini diğerlerinin önüne geçirebildiğimiz gibi, bazen bir diğerini ötekisine kurban verebiliyoruz….

Şüphe…

(Ş.’in günlüğünden.) Gerçeğin ta kendisiyle karşılaştığın gün ben bir yalanın tam ortasında, cenderede sıkışmış olarak kalakalacağım. O gün beynim, kalbim ve ruhum beni terk etmiş olacak. Kafası bedeninden ayrılmış bir kurban gibi, can çekişirken sağa sola toslayacağım. O gün çok sevdiğim yazılarımda beni terk etmiş olacaklar. Yada şüphenin kara bulutlar gibi üzerine çöktüğü, duman ve…

Yabancı – İnsan!

“Ben bir insandım” Livaneli’nin Huzursuzluk kitabında geçen bu cümle ve Serenad kitabında geçen şu diyalog ile birleşince; Aramızdaki temel fark ne biliyor musun? Sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun! -Peki sen ne görüyorsun? -İnsan, sadece insan. Seven, acı çeken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan…  kafamda şekillenen şey, düşünen insanlar olarak ne kadar…

Kendi Denizine Açılmadan Önce

Can’a; Değişimi ve dönüşümü ;onu anlamayanlara, ondan korkanlara , kendisini kalıplara sokarak daha sonra da oradan dışarı bağırıp çağıranlara ; anlatma . Onlarla bu dönüşüm hakkında konuşup polemiklere girme . Bu insanlar girdap gibidirler ve daima o girdaba insan çekerler . Umutları tüketerek beslenirler. “İnsan insanın kurdudur” sözünü söyleyen adam bunu gördüğü için bu sözü…

Hasret

Kölelik tüm dünya da kaldırılmalı nerdeyse iki yüz yıl olmak üzere. İnsanlar artık kimsenin eşiti olmadıkları bir dünyada diledikleri gibi yaşamaya devam ediyorlar . İmkanları ölçüsünde Yeme,içme , gezip görme vs bir sürü imkana sahipler . Kimileri için sınırsız mutlak bir özgürlük alanı açıkken ,kimileri için bu çok sınırlı. Mutlak özgürlük yok. Sınırlar var ,vizeler…