
“Bir sabah simidinin buğusu gibiydi
sesin;
böyle yara gibi, efkar gibi nerdesin?
Gurbetin aşk olsun senin.
Keder vardır hani bazen
savrulan yapraklarda.
Ümit yoktur hani bazen
kırılan ince dallarda.
Şimdi susan anılarda
kaldığın aşk olsun senin…
Bir kış günü yollarda kar,
gökyüzünde mor bulutlar.
Üstelik vuslata çok var.
Gittiğin aşk olsun senin…
Ben yine bakarım sana dünyanın tek
penceresinden.
Sonra ikimiz de geçerek hayatın hevesinden
böyle uzak, eksik azalacağız.
Ama d i l e d i ğ i n k a d a r u z a ğ a g i t , h e p a y n ı g ö k y ü z ü n
ü p a y l a ş a c a ğ ı z …”
Yılmaz Odabaşı
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.