Kızım

“Ahsen!” Güzel Kızım! Bundan böyle Sen yaşadıkça , Ben yaşlandıkça Tüm şiirler, tüm şarkılar sana…

Nazım Hikmet Ran – Gecenin Saat Biri.

Masanın örtüsü mavi basma, üstünde yalansız, güler yüzlü, cesur kitaplarımız durur. Esirlikten dönmüşüm anacığım; kendi memleketimde düşman kalesinde. Gecenin saat biri; lambayı söndürmedik. Yanımda karım yatar; karım beş aylık gebeliğinde; etim etine değende, elimi karnına koyanda bebek kıpır kıpır kıpırdar. Dalda yaprak, suda balık, rahimde insan yavrusu; yavrum. Yavrumun pembe yünden zıbını; anası ördü. Bedeni…

Selma Ve Gölgesi (Peyami Safa)

Peyami Safa’yı daha çok Dokuzuncu Hariciye Koğuşu isimli kitabıyla biliriz. Hastane Önünde incir ağacı şarkısını herkesin bildiği bir ülkede, hastahane deki odasında bacağı kesilmek üzere olan bir çocuğun dramı tabi ki gözden kaçmayacak bir detay olarak görülebilir. Yada artık klasiklerden sayılan ve okunması uzun sürmeyen ince bir kitap olduğundan dolayı da bu bilinirliği izah edebiliriz.Pekala…

Kendimle Mücadelem

Soytarılık etmeden güldürebilmek seni Ekmek çalmadan doyurabilmek Ve haksızlık etmeden doğan güneşe Bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi Mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun…Şimdi iyi niyetlerimi Bir bir yargılayıp asıyorum Bu son olsun be… bu son olsun! Bu da benim sana Ayrılırken mazeretim olsun!  Yusuf Hayaloğlu’nun güzel bir şiirinin ilk dizeleri bunlar. Şimdi iyi niyetlerimi bir bir yargılayıp asmamak için kendimle o kadar mücadele…

Resimlerle ,Yaşar Kemal’in “Ağrı Dağı Efsanesi” kitabı

Kimi yazarlar kelimelerle, çorak ve hayat emaresi olmayan bir coğrafyaya can verir . Ağrı dağı efsanesinde, uçsuz bucaksız ovaya, çorak mı çorak dağların uzandığı bir coğrafyaya hayat vermiş Yaşar Kemal. Bu coğrafya da hikayeden çok bir şey yok. Bir de, uçsuz bucaksız ovalar, başı pare pare dumanlı, çıplak dağlar var. Tarihin en kanlı savaşları ile…

Kurban bayramı

Senin de bayramın mübarek olsun küçüğüm. O küçük avuçlarından bin yıllık hasretle öperim. Merak etme iyiyim ben. Arasıra araf , kimi zaman cehennem. Cennet kadar masum olan sensin. Sana bayram olsun, ben yine kurban olurum. Muhabbetle selam ederim.

Bir Toplum Projesi olarak “Zübük”- Aziz Nesin

Yaşıyor olsa, kendisini ziyaret etmek isteyeceğim insanlardan bir tanesi Aziz Nesin’dir. Onu senaryosunu onun yazdığı, Kemal Sunal’ın ise bu senaryolarda karakterlere ayrı bir ruh kazandırdığı filmlerle tanıyoruz daha çok. Düşüncelerini, düşünce yapısını anlamak için kitaplarına pek müracaat edilmiyor gördüğüm kadarıyla. Ancak onun acımasızca eleştirdiği bir çok şeye katılmamak haksızlık olur. Burada Aziz Nesin’i mihenge vuracak…

Acımak -Reşat Nuri Güntekin

Reşat Nuri Güntekin , Cumhuriyet döneminin belki de önemli yazarlarındandır. Toplumun şekillenmesindeki katkısının ne derece büyük olduğunu anlamak için birkaç örnek vermek gerekirse, bunlardan ilki olarak “Çalıkuşu” romanından bahsetmeden geçmek olmaz. Çalıkuşu’nu,ben çocukken tanıdım. Baş rollerinde Kenan Kalav ile Aydan Şener’in oynadığı ve beş bölüm olarak yayınlanan dizi vasıtasıyla tanışmış oldum. Yıllar sonra ise kitap…

Yazacağım…

  Acele etme daha buradayım. Yazacaklarım bitmedi henüz, Bittiğinde bırakacağım yazmayı. Bilmezsin sen, “Çerçi’leri” yazacağım hele, Babaannemin kadifeden kat kat giydiği fistanını, Her başımı okşadığında alttaki fistanının cebinden çıkardığı akide şekerlerini, Sandığını mesela, o çok sevdiğim teneke helvayı, Sandığın menteşesini söküp gizli gizli şekerlemeleri aşıran çobanı da yazacağım. Kanatlarından yakalayıp sesini dinlediğim cırcır böceklerini, Dedemin…

Çağlalar…

Bu anımı yazarken şimdi ben çocukluğumdan çok uzakta, beni oraya götürebilecek her nesneden ıraklarda bir gurbetteyim. Siz gündüzü yaşarken ben, sabah sancıyla kalktığımda ölmeyi istediğim, gündüzünü hastanede geçirdiğim bir günün gecesindeyim. Karmakarışık duygular içinde ve yalnız başıma. Son zamanlarda yazmaya da yaşamaya da vaktim olmuyordu pek. Bu da vesile oldu. O kadar yorgunum ki, yaşamak…