Boşluk!

Hayat dediğin kısacık bir yol, Bugün varsın yarın yok. İçimizdeki boşluk koca bir okyanus Ucu var bucağı yok.

Bir Sorun. Bir Çözüm!

-Affet beni. -Affedebilirim ama bu sana bir daha güveneceğim anlamına gelmez. İkisi çok farklı şeyler. – Nasıl yani?  -Biri geçmişi diğeri geleceği ilgilendirir. Bu gelecekle ilgili. Orada sen yoksun -O zaman neden affediyorsun? – Çünkü geçmişe takılıp kalmaman için sana bir kere daha iyilik yapıyorum. Zira ben iyi biriyim. -Gelecekte neden istemiyorsun? -Aynı zamanda akıllı…

Dünyanın Acıları Üzerine.

Bu yazının, acıyı hissetmek dışında, bir amacı yok. Yazan her şeyi biliyorsunuz zaten. Normal hayatta, yani olağanüstü şeyler yaşamadığım zamanlar, olaylara ve yaşananlara bakışım genelde olumludur. Bardağın boş olan tarafını değil de, dolu olan tarafını görmeyi tercih ederim. Çünkü bize bağışlanan şey var olandır, olmayan değil. Olmayan şeylerle ilgili konuşurken, zaten evvelden de bana ait…

Şiirimsi Zamanlarım.

Daha erken zamanlarımda şiir yazmaya çalışırdım. İyi hatırlıyorum, kanımın delice aktığı, kimi duyguları daha yeni tanımaya, tatmaya başladığım zamanlardı.Kafiyesiydi, ölçüsüydü, durağıydı derken, üzerinde kafa patlatmaktan da haz duyardım. Uzun bir süre böyle gitti.Yazdıkça yazdım.Hiç doymadan, hiç durmadan. Sonra bir gün yolunda gitmeyen şeyler oldu ve bıraktım yazmayı. Okudum sadece. Çok şey söylemeden, meramını en mükemmel…

DAVN OLAN MOTİVEYŞIN ÜZERİNE

Bir süredir çalışma tempomu arttırmak zorunda kaldığımdan, burada yazmayı sanırım biraz ihmal ettim. Kaldığım yerden devam etmek azmi ve kararındayım. Öncelikle bu yazı; benim hayatımın seyrini değiştirmeyi başardığı halde, kendisini şu sıra bir parça yeis içinde gördüğüm, çok sevgili dostuma ithafen yazılmıştır. Kitaplar bizim en kıymetli dostlarımız olmalıdır. Bu sözü daha önce bir yerde duymuş…

AKASYA VE İĞDE DİKENLİ ÇOCUKLUĞUM…

Çocukluğumuzda öyle her şey yoktu. Yaldızlı oyuncaklar, elektronik aygıtlar, cep telefonuyla oynanan oyunlar, bilgisayarlar yoktu. Kendi yaptığımız çamurdan oyuncaklar, ve tahtadan arabalar vardı. Bir de narin plastik toplar. Toprak zeminlerde geçti zamanımızın çoğu. Beton zeminler sadece okulların kenarlarında ki, bir metre genişliğinde olan kaldırımlardı. Geri kalan her yer toprak ve o toprakta dikenliydi. Biraz akasya…

KOKU!

Benim yazılarım çoğu zaman, reel olmaktan bir miktar uzaktır. Daha çok ,kendi içimde yaşadığım duygu akislerinden ve bunlar bağlı olarak, geçmişten gelerek  his değişimlerine neden olan deneyimlerin etkisinden meydana gelir. Cümle uzun oldu değil mi? Bir örnekle izah edeyim. Mesela bana rastgele bir kelime verseniz ve bunun üzerine bir yazı yaz deseniz, ben onu öyle…

UFKA BAKARKEN!

Yüzümüzde ki çatlaklardan sızıyor acılarımız Yaralı bedenimizde kalan tek şey izleri, tükettirilmiş sevdalarımızın. Bir mahlas, bir çiçek, bir dalla anlatırız hikayemizi, Masalların cevval çocukları değiliz nasılsa, Kahramanlığın lüzumu yok. Kılıç, kalkan değil bizim harcımız. Üryan gezeriz, üstümüzde yalnız abası hatıraların Bir son da başlayacak olana koşuyoruz. Gök kızıla kesmiş, şafak ha attı, ha atacak. Bize…

Virüs İnsanı!

Sınırlı bir zamanımız var dünyada ve yapmamız gereken çok iş var. Bu işler kendi içerisinde ikiye ayrılıyor; mecbur olduklarımız, sevdiğimiz için yaptıklarımız. Mecbur olduğumuz için yaptıklarımızdaki irademizi herkes gördüğü ve bunun nedenini bildiği için genelde yaparken problem yaşamayız. Yol yöntem konusunda çevremizdekilerle fikir ayrılıklarımız olsa da, bu fikir ayrılıkları sonucu pek etkilemez. Ancak sevdiğimizden dolayı…

Yüzdelik Diliminize Sahip Çıkın Kardeşim!

Deli bir değil ki bağlayasın Ölü bir değil ki ağlayasın Yara bir değil ki dağlayasın.. Bırak dünya da yaşanan onca kötülüğe duyarsız kalmayı, en yakınında ki olaylara bile bigane kalamıyorsun. Tabi sağlam bir vicdan mekanizması işletiyorsan. Savaşlar, açlık yaşayan insanlar, kıtlık içerisindekiler, inandıkları ve aidiyet duydukları bir ilke, ülkü, inanç yüzünden gadre uğrayanlar vs. Uzatmaya…