Kış, Kar Falan…

“Gönül çalamazsan aşkın sazını Ne perdeye dokun, ne teli incit. “ (Aşık Hüdai) Yine kış geldi. Buralara hemen gelir zaten. Az birşey geç kalsa, tüm şiddetini alırda gelir. Öyledir yani buraların kışı. En son 14 yıl önce bu kadar geç kalmış . Sonra da bir gelmiş pir gelmiş. Bu şehre döndükten sonra, burada geçireceğim üçüncü…

Depremlerin Tetiklediği Kafamdaki Artçılar.

Deprem görmüş birisi olarak söyleyeyim, çok korkunç birşey. Depremin olduğunu gördüğünde insan, yada yaşadığında çaresizlik, acizlik, korku, endişe, ümitsizlik,öfke,acı… Tüm olumsuz duygular aynı anda insanın üzerine çullanıyor. Dün gece olan düzce merkezli depremi düşününce aklımdan neler neler geçti anlatamam. İnsan sevdiklerinin başına birşey gelmesini değil, korkmasını dahi istemiyor. Oysa bu öyle birşey ki insanın korkudan…

Yeraltından Pusulalar -13

Sabahtan beri mektupların birini kapatıp ötekisini açmış okumuş da okumuş ancak herhangi bir isim bulamamıştı. Oturduğu yerden kalkıp odanın içerisinde dolaşmaya başladı. Daha fazla acı çekmek istemiyordu. Her mektup açışında daha bir kötü hissediyordu çünkü. Bir aralık tüm mektupları tek seferde açıp sıraya dizmeyi düşündü. Çünkü açtığı her mektupta, o mektubun yazıldığı tarih vardı. Aradığı…

Yeraltından Pusulalar -12

Sahil de bir süre yürüyüp martılara yarenlik ettikten sonra, bir el onu kollarından tutup eve çekiştire çekiştire getirdi adeta. Eve vardığında buraya nasıl geldiğini bilemedi. Nefes nefese kalmıştı. Ayakkabılarını çıkarıp üzerindeki fazlalıkları vestiyere bıraktı. Elinde tuttuğu bir top anaktarı kapı girişindeki çift kapılı el yapımı eski ahşap anahtarlığa bıraktı. Çocukluğundan hatırlıyordu bu anahtarları astıkları ilginç…

Yeraltından Pusulalar -11

Hicran o gece uyuyamadı.” Ne kadar da içine atmaya çalışmış bu adam.” dedi durdu kendi kendine. Bunları yaşayan babası olmasa , karşılaştığı herhangi bir alalade insan dahi olsaydı onun için gerçekten üzülecekti. Ruhsal buhranlar, gel gitler , içine kapanmalar, öfke nöbetleri ve kim bilir daha neler yaşamış diye düşündü. Birden bire olduğunu düşündüğü bu mektupların…

Bir Yıl…

Bazen bir yıl bir asra bedel olur. Öyle ağırdır zaman, civa gibi. Ne yazsan, ne söylesen sözler anlamını ve yerini bulmaz. Ne açılan yaralar kapanır, Ne çatlayan damarlardan içeri sızan kızıl kan . Tenere ağacı gibi ıssızlığında yaşar insan. Koyup geçersin kendini önüne ağır ağır akan ırmağın, Fıratın, Diclenin yorgunu, Kerkük’ün Musul’un yıkımı olursun. Bir…

Bir Dil’de Yaşamak.

Bir insan bir başkasının hayatına nasıl yerleşir? derlerse ne cevap verirsiniz? Çok ilginç bir soru bu bence. Bir şarkı vardı hani “Bana herşey seni şapıyor…” diye. “Hatırlatıyor.” Şarkının sözlerini tek cümlede vermek istemememin nedeni tamamen politik ama gerçekten öyle mi? Neden hatırlar ki bir insan bir başkasını sürekli? Neden unutmak için kendisine fırsat vermez? Yada…

Yeraltından Pusulalar -10

Akşam üzeri eve döndü Hicran. Üzerinde ki yorgunluğu atmak için kendisini moru gittikçe solmuş ve kolçakları ise zamana direnemeyerek yer yer eprimiş, kolduğa bıraktı. O içini kemiren kurt geldi zihnine oturuverdi yeniden. Bu gizemli evin sırrını çözecek anahtarı bulmak için santim santim, köşe bucak araması gerektiğine dair kışkırtıcı hissi tüm sinir uçlarında hissetti. Az evvel…

Bakış

Bir akşam vaktiydi. Kapıma gelmişti. Beni aldı ve arabasıyla dolaşmaya çıkardı. Hafiften müzik çalıyordu. Birbirimizin hatırını sorduk evvela. Sonra havadan sudan mevzular girdi araya. Sonra bir aralık ikimiz de sustuk. Tam o anda inceden bir nota çınladı sağ tarafta duran hoparlörden. Bir sancıyla irkildim. Zaman zaman böyle sancı atardı sağımdan solumdan. Doktorlar birşey bulamadı. Belkide…

Yaz!

Bak mevsimler böyle değişiyor işte. Gök kızıl, su turkuaz ,dağlar koyu yeşil Üstümüzden akan bulutlar darmadağınık ve bir el uzatımında. Hindibalar ise saçlarını süzmüş Göz kırparak uzaklaşan her bir dalgada bir başka anı. İzin , hüzün , yüzün hepsi bir arada bu yazın! Müzik : Kaan Boşnak :Beklenen Gemi