
Ben bu korkuyla nasıl yaşayacağım şimdi?
Hayat bana bir şans daha verecek mi, seni son kez görebileyim diye?
Bilmem, belki verir… belki de vermez.
Ama varlığının bilinciyle yaşamak kadar güzel bir duygu varsa, o da bir lahza bile olsa seninle olabilme ümididir, sevgilim.
Başkası yok.
Ne çare ki şu an, kader kaleminin çiziktirdiği – yoksa kazıdığı mı demeliyim – hayat yolculuğumuzda yollarımızın ayrı çizilmesinden ötürü, boyun bükmenin çaresizliğini yaşıyorum.
Sayfalara, yazı karakterlerine baktığımda seni görüyorum; evet, bu doğru.
Harfler seni çiziyor, ama korkular dinmiyor.
Geçen gün yine kokunu duydum burnumun ucunda… Ne güzeldi kokun.
Sana dair ne varsa içimde, hepsi güzel elbette.
Ama benim hislerimin en derin hareket noktası hep kokular.
Ah sevgilim… Sen yaşamayı ne kadar güzelleştirdin, bir bilsen.
Korkuyu getirip bağrımın ortasına koyan Rahman, belki de dualarımla onu çekip alacak içimden.
Öyle pişmanlıklara gömüldü ki küçük yüreğim senden sonra… Bilemezsin, sevgilim.
Kafamın karışıklığı, kendimi tanıyışım ve sonra ne olmayı hesaplayışım…
Tüm bunlar üzerinden geçen kısacık zamanda, iliklerime kadar titreten o sarsıntı, kalleş bir hançer gibi saplandı sırtıma.
Yazabildiğim birkaç kelimeyi toparlayacak kadar bile ferahlamamın üzerinden ne kadar geçti, bilmiyorum.
Ölümden korkum yok.
Ben çoktan barıştım onun taşıyıcısı olan nurdan varlıkla.
Tebessümünü gördüm gözlerimle.
“Oynama benimle, dostum, arkadaşım,” dedim ve sustum.
Yalnız… Bu defa da uzaktan gelen bir haberin korkusunu saldı bağrıma.
Ölüm korkusunu aldın diye bir bedel miydi bu?
Söyle şimdi…
Ben nasıl yaşayacağım her gün bu korkuyla?
Hiç hazır değilim.
Basit bir enkazı tahayyül etmek bile, dehşetin rengini çizdiği anda insanı delirtmeye yetiyor.
Sessiz bir çığlık boğazımda boğum boğum birikiyor,
Yukarı çıkmak için an kolluyor adeta…
Korkuyorum sevgilim,
Yıllar sonra ilk kez korkuyorum. Hemde çok…
Müzik: Ender Balkır – Kırık Hava
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.