
Bu hikayeden ne anladıysanız odur işte hisseniz. Latif sözlerden, heyecan uyaran hallerden, güzel kokulardan, giyebildiniz güzel elbiselerden, kalabildiğiniz ferah feza evlerden, güzel bineklerden ve lezzetli tatlardan payınıza düşen neyse, kısmetinizde o demektir. Rızkınız yada nasibiniz odur. Geriye kalan şeylerin tümünü toplayınca, egonuz ve kibrinizin arkasına yaslayacağınız , ha yıkıldı ha yıkılacak bir destek direğidir. Zira dünya malı bir üflemeyle sönebilecek bir mum gibidir. Ters gitti mi işler ters gider. Örneklerini görebilmek için zaman zaman etrafa küçük bir atfı nazar etmek kafi gelecektir.
İnsan Gibi Yaşayana Selam Olsun
Son zamanlarda tanıdığım meşhurlardan bir sürü insan dünyaya veda etti. Kimisini severdim kimisini sevmezdim. Kimisi hakkında ise herhangi bir fikrim yoktu. Yola çıktıktan sonra tanıdım kendilerini. Hepsiyle ilgili genel değerlendirmem şu, insan gibi yaşayana selam olsun. Kalbi ve dili zehirli olanlar için ise bir zamanlar bir duvar da görüp resmini çektiğim şu yazı geliyor aklıma. “Cehennemde görüşürüz Bıdık”.
Cehennem ve Adaletin Tecellisi
Cehennem artık o kadar ürkütücü gelmiyor bana. Daha çok adaletin tecellisi gibi. Korkunçluğu yok mu? Elbette var ama dünyada zaten başına ateş yağanlar yok mu? Hele hele çoğu masum değil mi bunların? Şüphesiz öyle tabi. Yanıbaşımızda binlerce insan temiz suya, bir kuru ekmeğe muhtaç yaşıyor. Mülteci kampları ağzına kadar dolu. Çoğunda istismar edilen binlerce kadın ve çocuk var. Bu acıların telafisi var mı? Yeryüzü mahkemeleri mazlumun vicdanını teskin edebilecek kudrette mi? Bu kudret yaşayan hiçbir beşeri mahkemede ve sistemde yok. İşte bu yüzden, tam da bu yüzden cehennem adil geliyor bana.
Ölüm ve Uyanış
Kimisi çok uzak olduğundan dem vuruyor ahiret hayatının ve mahşer meydanının yada o haşmetli ilahi adalet mekanının. Gözle görülmediği için elbette insana öyle gelebilir ama hani Hazreti Peygamber sav diyor ya ” “İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar!”. Bunun tecrübesini yaşayacağınız en basit şey bir Virtual Reality (VR) gözlük almanız ve bir saat takıp başka dünyalarda gezmenizdir. Sizi başka bir dünyaya götürüyor. Başka bir dünyanın içine giriyorsunuz. Oralarda istediğiniz gibi geziyor, görüyorsunuz. 360 derece görüntülerle arkanıza sağınıza solunuza bakıp her yeri temaşa edebilmeniz mümkün. Çok acayip bir deneyim.
Sanal Bir Gerçeklik Deneyimi
Bir haftadır deneyimliyorum ben. Kullanımını keşfeder etmez Youtube da istanbul görüntülerini açıp izlemeye başladım. Kaliteli görüntü pek yok ama idare eder. Pandemi döneminde çekilen görüntüler var mesela . Nişantaşında dolaşıyor kamera. Sonra Üsküdarda sahilden kızkulesine doğru bir yürüyüş var. 10 -15 dakika gezip beyni manipüle ettikten sonra, hadi gözlüğü çıkarayım dediğiniz an gerçekliğe dönüşünüz o uykudan uyanıklık gibi oluyor. Bakış açınıza göre değişir tabi bu deneyim. Ancak benim açımdan bir başka gerçeklik algısı oluşturdu. Başka bir kapı. Deneyimlemek bir eğlence gibi ancak her olayda olduğu gibi hakikate açılan bir menfez elbette var. Yeter ki bir yerden o hakikat ışığına ihtiyaç duyan bir gözünüz olsun. Gözü namazda olanın kulağı ezanda olur sözünün teması gibi düşünün.
VR’dan Tasavvufa Açılan Pencere
İbn Arabî’nin Fütûhât-ı Mekkiyye’sinde sık sık geçen bir düşünce şudur: “Varlık bir hayal gibidir, hakikati ise Hakk’ın huzurunda açılır.” .Bizim anadolu bahçemizde çiçeklenen Mevlana’da çok defa “perdeler” metaforunu kullanır. “Perdeler kalkınca görürsün ki hakikat daima yanı başındaymış.” . Sonra dilleri şeker şerbet bal döken, Yunus Emre konuşur bu meyanda.
Kişi Hakk’ı bilmek gerek
Hak haberin almak gerek
Zinde iken ölmek gerek
Varıp anda ölmez ola.
Bağlama bakar mısınız ne muhteşem. Arap Bu yüzden ölmeden önce ölünüz denmiştir.
Bir İç Döküş Mekânı
Alakasız bir yerden başlayıp alakasız bir yere bağladım konuyu.
Nasılsa burada bir konu ya da bağlam aramıyoruz.
Bir iç dökme mekânı: “Fesleğen Bahçesi.”
Ruhum, kalbim nefes alsın diyedir bunca kelamın ipliğe gelişigüzel dizilmesi.
Şair demiş ya hani:
“Senden umut kesmem, kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır, sevgili…” Fesleğen umudun bestesi.
Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır?
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır.
Aşk celladından ne çıkar, madem ki yar vardır… Fesleğen yarin kalbindeki nefesin sesi.
Aklıma gelip oturuyor peşi sıra şiirler, cümleler.
Hep intizarı kalbimin.
Bu yüzden, Fesleğen sadık yar… 🌿
Müzik: Shahram Nazeri-The Passion of Rumi
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.