Kelebeğinim
Kollarımda bir kelebek ölüsü yatıyordu kendimi son bulduğum yerde. O kelebeğin ömrünü gördüm geçmişe takılıp kalmış gözlerimle. Parçalanmış kanatlarında bir ormana çakılıp kalmış olan esaretim. Yine de ne kadar güzel…
Bir akşam vaktiydi. Kapıma gelmişti. Beni aldı ve arabasıyla dolaşmaya çıkardı. Hafiften müzik çalıyordu. Birbirimizin hatırını sorduk evvela. Sonra havadan sudan mevzular girdi araya. Sonra bir aralık ikimiz de sustuk.…
Bak mevsimler böyle değişiyor işte. Gök kızıl, su turkuaz ,dağlar koyu yeşil Üstümüzden akan bulutlar darmadağınık ve bir el uzatımında. Hindibalar ise saçlarını süzmüş Göz kırparak uzaklaşan her bir dalgada…
Kollarımda bir kelebek ölüsü yatıyordu kendimi son bulduğum yerde. O kelebeğin ömrünü gördüm geçmişe takılıp kalmış gözlerimle. Parçalanmış kanatlarında bir ormana çakılıp kalmış olan esaretim. Yine de ne kadar güzel…