
Zaloğlu Rüstem’i bilir misiniz? Ya meşhur hikayelerini? Bizim oralarda meşhur olan hikayelerinden birisi şudur.
Derler ki; babası öldükten sonra Zaloğlu, babasının yerine geçer. Bunu fırsat bilen düşmanları, onun toyluğundan istifade eder obasına saldırır; koyunlarını çalarlar. Zaloğlu durumu öğrenince der ki:
— Bir şey olmaz, biz de onların koyunlarını çalmıştık zamanında.
Aradan çok geçmez, Zaloğlu’nun obasındaki çadırları yakarlar. Zaloğlu yine istifini bozmaz ve der ki:
— Bir şey olmaz, zamanında biz de onların çadırlarını yakmıştık.
Çok geçmez, bu defa düşmanları kadınlara ve çocuklara saldırır. Zaloğlu bunu duyunca der ki:
— Şimdi artık savaşma zamanıdır. Düşmanlarımız mertliği elden bırakmışlar.
Bu hikâye bize şunu anlatır: Bazen yaptıklarımızın bedelini öderiz. Eksik ya da fazla… Bazı şeylerin bedeli ödenirken kılı kırk yararcasına hesap yapılmaz; üç aşağı beş yukarı hesap görülür. Mertliğin gereğidir bu zaten. Kendini bildiğin gibi düşmanını da bilirsin. Kendi hukukunu gözetirken düşmanının hukukunu da gözetirsin.
Ancak mesele başka bir noktada çıkmaza girer: Ya düşmanların senin mabedine dalarlarsa ne yapacaksın?
Mabediniz sizin için kutsal olandır. Kimine ailedir, kimine ibadethane, kimine eş, kimine göre ise bir düşünce… Çünkü mabet, sadece taş ve duvardan ibaret değildir; bazen bir çocuğun gözlerindeki masum gülüştür, bazen sevdiğin insanın gözlerindeki huzur ya da halkının inancıdır.
Oraya saldıran artık mertliğin değil, insanlığın dışına çıkmıştır. O noktadan sonra yapılacak hesap kitap kalmamıştır; artık mücadele ve direnme vaktidir. Mesele, düşmanı oraya gelmeden durdurabilmektir. Yada düşmana o fırsatı verecek kadar tedbirsiz olmamaktır. “Takdirin yazdığını tedbir bozamaz amenna ancak tedbir takdirden kurtulmak için değil, vebalden kurtulmak içindir”***
Bir gün o eşiğe varırsanız haberiniz olsun, bu kaderi yaşarken yalnız değilsiniz. Sizinle birlikte tarihe geçen nice kahramanında kaderidir bu. Ondan ne gurur devşirin ne de kahır yüklenin; yalnızca bunu bilerek başı dik yürüyün.
Sağlıcakla yarenler.
Müzik: Hüseynî Makamında Meditatif ve Ruhani Enstrümantal Müzik
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.