Müzmin Hazan
Resimlerin, sesin, kokun hala hafızamda .Hatıralar kare kare geçiyor kapalı gişe oynayan beyaz perdemdenKent müzmin bir yalnızlığa terk edilmiş , çekilmiş kendi içineCaddelerde , parklarda , baharı biçiyor bu hazan.Kötücül…
Resimlerin, sesin, kokun hala hafızamda .Hatıralar kare kare geçiyor kapalı gişe oynayan beyaz perdemdenKent müzmin bir yalnızlığa terk edilmiş , çekilmiş kendi içineCaddelerde , parklarda , baharı biçiyor bu hazan.Kötücül…
Prensip olarak birşeyi devamlı kolay yoldan yapabilmek varken zor yoldan yapmayı pek sevmeyenlerdenim ben. Yaptığım işi bir dahaki sefere yapacak olsam, hiç zorlanmayacağım şekilde yapmak için yeni kısa yollar ararım.…
Yaşlanmış zamanın ardından sürüklene sürüklene yorulduk. Ne bir vefasını gördük, ne bir kam aldık. Geldi geçti birer birer faniler. Ne devrana yar olduk, ne onda kaybolduk. 22 Haziran 2024
Rahmetli Savaş Ay okumuştu bunu. Çok severdim onun sesinden dinlemeyi. En çok da şu mısraları okuyunca hüzne boğulurdum. Uzatma dünya sürgünümü benim… Sonra araya zaman girdi. Ben çok hatalar yaptım.…
Duvarımdan izlerin silindi Bantları söküldü resimlerin . Kireçler döküldü parça parça Kağıtlar çarpıştı zamanın akrepleri ile Ve yenildi şiirler buz gibi sıvalara Yine de yaşıyorsam bir bakışlık aşkın kuşatılmışlığında ,…
Bazen tek kelime yetecek sanki; ağrıyan, kanayan, susayan , acıyan, sızlayan, ağlayan, anımsayan, vurulan, yorulan vs ne varsa; ne kadar sarsıcı duygu yada durum varsa hepsini anlatmaya. O an o…
Hayat uzun bir yürüyüş. Yolda kesilmemek için yeni bir çocukluk bulmak lazım. İbn-i Haldun Ekim ayının sonlarında yada kasım ayının ilk haftasında Avrupa’ya gitmeyi planlıyorum. Önceliğim aile ziyareti olacak. Arta…
Her gün dilimin ucuna binlerce kelime geliyor . Yok yok, hayır! Dilimin ucuna değil. Bilincimin köklerine saldırıyor. Bilincim kabul etmiyor bu saldırıları, direniyor . Sana olan bu kelimeler neden benim…
İnsan hak ettiğini mi yaşıyor ? Yaşadığını hak etmek için mi çabalıyor? Kaderi, hak ettiği mi dir yoksa , ettiği ,kaderinin mihenk noktasına mı denk geliyor ? Kula bela gelmez…
“Bugün günlerden “3 Bilboard” filminden aklıma takılı kalan şu sözün günü; “Seni çok sevdiğimi ve eğer cennet varsa tekrar görüşeceğimizi bil. Eğer yoksa da seni tanımak cennet gibiydi zaten.” Sakar…
Filmlerdeki hikayelerle kendi hikayemiz ne kadar çok çakışıyorsa ve ne derece izdüşümünü kendi hayatlarımızda görüyorsak o derece filme hayran kalır öyle de benimseriz.Benim için bazı filmlerin bu anlamda yeri başkadır.…
Temaşa et gönlüm alem senin içinde Mahur bir bakış kazınmış derin izinde Dokun, filizlensin nüvesi harman yerinde Umut hayal, hasat hazan, zaman ölüm…
Ben galiba yolda öleceğim… 8 mi oldu 9 mu … Alelacele yazdığım bu satırları bir kehanet olarak değil, hissiyat olarak içime doğduğundan yazdım. Arabamı pert beni hastanelik eden kaza daha…
Saat sabahın altısı. Uzun yollar çıktığımda sabahın seherinde kalkmayı ve o serinlikte üşümeyi sevmediğimi söylemiştim çok önceleri. Ama bazen de mecburiyet bunu sana yaptırır. Bundan yedi yıl önce -bir ay…
” Sana değmeden seni yazabilmek Bir koru avucunda tutup üşümek gibi.” Gün içinde aklımda en çok iki yada üç şey oluyor genelde . Bunlardan birisi hakkında yazacak konu düşünmek. Gerçi…