Olmamışlık.
Hep aynı kelimeleri kullandığımı fark ettim bir süre önce. Hep aynı yerler, aynı kişiler ve aynı sözler. Başka herhangi bir sözcük, nesne yada kişi yokmuş gibi etrafımda. Bu his bana…
(Ş.’in günlüğünden.) “Zoraki gülümsemeleriniz oldu mu hiç sizin? Hiç, içiniz gülmeden dudaklarınıza eğreti bir gülüş yaydınız mı? Dudaklarınız sadece bir alışkanlık olarak o görüntüyü takındı mı? Kendinize karşı riyakârlık dolu…
Gözlerin mahzende yüzyıllarca saklanıp yıllanmış bir şarap gibi. Arzumu tüm yüzüne kenetliyor. Baksam bağlar çiçekleniyor, bakmasam yüreğim eziliyor. Hâlbuki hiç şarap içmedim ben o mahzenlerden. Hiç de geçmedim o bahçelerden.…
Hep aynı kelimeleri kullandığımı fark ettim bir süre önce. Hep aynı yerler, aynı kişiler ve aynı sözler. Başka herhangi bir sözcük, nesne yada kişi yokmuş gibi etrafımda. Bu his bana…