(Zamana iz bırakıp geçerken ablukaları yarıp masmavi okyanusa at sürmek bir hayal gibiydi. Yalınayak sahil boyu yürüyüp sabahın serinliğinin yüzümü yaladığını düşlemek ise şimdi bir geçmiş zaman masalı. Tek gerçek ise sen…)

Zaman, insana öyle şeyler gösteriyor ki şaşırıp kalmamak mümkün değil. Bazen gösterdiği her ne varsa, onların geçmişten izler taşıdığını görürüz. Dün uzayın sonsuz boşluğunda yoluna devam eden bir meteorun bugün kafamıza düşen bir musibet taşı olarak görünmesi , zamanın içerisinde süzülen varlıkların zamana ne kadar ait olduklarını ve zamanla hangi düşüncelere dönüştüklerini de bize gösteriyor. Bir yolcu ile bir musibet arasındaki bu ilginç ilişki zamanın dışına çıkıldığında değişecektir. Çünk herşey olması gerektiği ve olacağı gibi olması içindir. Burada biraz kafa karıştırıcı olabiliyor hadiseler. Şunu söylüyorum; zaman olmasa, musibet, mükafat yada herhangi bir olumlu yada olumsuz anlayış olmazdı. Bu olaylar ve bu yolculuklar insana bir fikir de veriyor. Dünden kalan ne varsa, yarına doğru yola çıkan kim varsa, mutlaka yoluna devam etmeli. Yani zaman içerisinde, zamanla beraber ve hatta zamana karşı süzülmeli.

Nuri bilge Ceylan’ın Ahlat ağacı filmindeki sahnelerden birinde şu replik geçiyordu.

“İnsan birazda zamanın içinde süzülmeli, iyi ve kötü anıları birbirine karışıp belirsizleşmeli ve silinip gitmeli… Silinmeyecek olanlarda var tabi, onlarda zamana bir çentik atmak…’’

Bu düşünceye bir ekleme yapabilirim . İnsan zamana çentik atmalı ve yarına bir izler bırakmalı. Zaman eğer iyiyi ve kötüyü var ediyorsa bu zamanla hareket etmenin bir sonucu olmalı. Bu yüzden her ne yapıyorsa , yapmaya en iyi şekilde devam etmeli. Bir yerlere ayak izlerini bırakmalı. Antik çağlardan bugüne , eski Romandan 21. Yüzyıla ulaşan sanatı görünce , iz bırakmanın ne kadar haklı gerekçeleri olduğu ortaya çıkıyor. Dün sanat olmasaydı bugün estetik oluşmazdı. Dün yazı icat edilmeseydi bugün fikirler terakki etmezdi. Bugünü, dünden zamanı çentik atanlara değil sadece yaşama izler bırakanlara borçluyuz.

Zamanı bir buhurdanlığın üzerinde tüten buhar gibi değil, bir kayayı oyan su gibi sabırla taşı dövmek ve onda bir oyuk açmak için kullanmalıyız. Ferhat imkansız bir aşka sabretmek için dağı delmeye çalışmadı, ümidini kendisine bir kazma yaptı ve aşkla vurmaya devam etti taşa. “Vur kazmayı Ferhat , çoğu gitti azı kaldı” dediler şahitler. Zamana bir kazma vurup dağlardan suları çağlattı o genç adam.

Sözü neden bu kadar uzattım ? Birkaç gün öncesinde yaptığım şeyleri bırakmayı düşünüyordum. Bağlama çalmayı sesli kitap okumayı Kaligrafi çalışmayı . Bunları düzenli olarak hepsini aynı anda yaptığım söylenemez fakat mesai harcıyorum öyle ya da böyle. Yarım kalan şeyleri hiç yapmamak gibi bir düşünce aklıma gelip gidiyordu ne zamandır. Sonra iki şey oldu.Birincisi şuydu. YouTube kanalında sesli kitap dinleyenlerden bir tanesi videolardan birisinin altına yorum yapmış. Şöyle diyor yorumunda ”Okumuş olduğunuz kitabı tek seslendiren sizsiniz teşekkür ederim.” Bu mesaj yaptığım şeyin hayata bir iz bırakmak olduğuna dair fikrimi perçinledi. İkinci şeyde şuydu. 2007 yılında yazmış olduğum bir günlüğüme denk geldim. Orada bağlama çalmak ve dil öğrenerek yurtdışına çıkmak gibi bir hayalim olduğunu yazmışım. Üzerinden o kadar zaman geçmiş ki hangi şartlar altında ne düşünerek yazdığımı dahi hatırlamıyorum. Fakat “kısmet“ demeyi unutmamışım. Öyle ya herşey kader kısmet. Bahtına çıkmak diye bir şeyde var illaki. Bunlardan çıkardığım ders şu oldu.” Ne varsa yapılan yapmaya devam etmeli , bir gün mutlaka bazı şeyler tamama erecektir.” Ve bir şey daha, arzu edilen şeyleri bir kağıda yazmak konusundaki fikrim neredeyse iman seviyesinde. Yazılan oluyor. Yazmak lazım. Yazmayı bırakmamak lüzumu daim. Ne istiyorsa insan bir kağıda izdüşürmeli. Kader kalemi kopya çekmiyorsa yazdıklarımızdan şayet, bu yazmaların başka bir yerde karşılığı illaki var. Bu yüzden seni yazıyorum, adını her yere.

18 Nisan 2023

Müzik : Raperîn & Seyda perinçek ~ gava tu çû

https://www.youtube.com/watch?v=07JGHpoJ-nA

sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

One thought on “Zamanın İzleri”

Bir Cevap Yazın

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com