
Nice yıllar oldu değil mi?
Çok aylar, günler geçti üzerinden. Dünya döndü, döndü, döndü durdu. Deneyler yapıldı, teoriler değişti var olan fizik formülleri bile değişmek üzere. Dünya kuantumu konuşuyor artık. Ya ben? Doğumunun, yaşamının, karşılaşmamızın formülde yeri olduğuna kaniyim. Ne diyordu kutsal kitabımızda ruhla ilgili? Sana ruh’tan sorarlar; de ki: ‘Ruh, Rabbimin emrindendir, size ilimden yalnızca az bir şey verilmiştir.’ İsrâ Suresi 85. Ayet. Ve yaratıldığın gün ruhumun sana bağlılığına iman etmiştim. Yoksa insan her gittiği yere ruhundan başka ne götürebilir ki?
Ne götürsen yanında, eninde sonunda yolda bırakmak istersin. Oysa sen öyle ruh, öyle nefessin. Hep benimle, hep içimdesin.
Bugün mü doğdun, yoksa yarın mı doğacaksın?
Ne önemi var ki? Varsın ya!
Sen ezel bezminde bela dediğimiz yerden beri benimle varsın. O koca meydanda sadece yanında yerim yok diye ben biraz talihsizim sadece .Kim bilir belki yeniden toplandığımız yerde bir sandalyede bana koyarlar; “Herkes için bu adamın gönlünde bir sandalye vardı” diyerek” .
Nice yıllara diye başlanıp bitirilecek cümleleri dolandırmakta üzerime yok azizem. “Azizem” burda bir isimde değil, bir hitapta ;”Su gibi, ekmek gibi aziz olandır “Azizem” ve bu bir sıfattır. Sanada çok yakışır.
Nice yıllara Azizem. Yaşın artık nice şairin yaşına yakın bir farkla bahtın aydınlık. Ömür dediğin zaten birkaç nefes. Nefesin bol olsun. Kuşaklar boyu adın anılsın azizler arasında. İyi ki varsın, iyi ki oldun.
Müzik: Hozan Dino – Dereng Neye
…”Hîn neketim bin çavan, hin neketim zindanan
Hin neçûme ser çiyan, dereng neye, zû were…”
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.