ÇAĞLALAR -3 (SON)
“Üzerine bir daha yazı yazamayacağım çağlaların sahibinin, aziz ruhuna ithafen.“ Sabah ezanı ile kalkar güneş doğmadan önce kahvaltıya otururduk. O saatte uyanmanın tek iyi yanı, gölün üzerine düşen güneşin şavkını…
“Üzerine bir daha yazı yazamayacağım çağlaların sahibinin, aziz ruhuna ithafen.“ Sabah ezanı ile kalkar güneş doğmadan önce kahvaltıya otururduk. O saatte uyanmanın tek iyi yanı, gölün üzerine düşen güneşin şavkını…
Size daha önce çağlalar dan bahsetmiştim hatırlarsanız.O, bizi kendimizden geçiren çağlaların tuttuğu kayısı ağaçlarının, dört tane olduğundan hani. O dört ağaçtan geriye şimdi; dallarının bir çoğu kurumuş,gövdesinde meydana gelen çürüklerin…
Eylül ayında kalmıştık değil mi sevgili okur Karamsarlık akıyor her kelimeden, her satırdan her paragraftan. Ümitsizlik ve bedbinlik böyle bir şey işte. Koy veriyorsun kendini bir rüzgârın önüne, o rüzgarda…
Her şeyin bir hikayesi var. Her yolun,her insanın,her canlının,her nesnenin kısaca. Kendi lisanlarıyla konuşurlarken bunlar,biz onların hikayelerini yazmalı mıyız. Bize borç sayılır mı bu hikayeleri yazmak? Bir de hikaye deneyelim.…
Anlatacağım hikâyenin yaşandığı sene yatılı okula daha yeni gitmiştim. Benim için zor bir dönemdi. Psikolojim alabildiğine bozulmaya başlamıştı. İlk başlarda kendim için bir başarı olarak gördüğüm bu durumu yatılı okulun…