Ben Giderken
Ben giderken en çok seni götürdüm Gece yarılarında huzur nefeslerini Erguvanlar kokulu sokaklarda ayak seslerini Sahil boylarında martılara attığın bakışlarını götürdüm Ben giderken kucak kucak hatıra götürdüm Üstüne aylarca konuşulacak…
Kelebeğinim
Kollarımda bir kelebek ölüsü yatıyordu kendimi son bulduğum yerde. O kelebeğin ömrünü gördüm geçmişe takılıp kalmış gözlerimle. Parçalanmış kanatlarında bir ormana çakılıp kalmış olan esaretim. Yine de ne kadar güzel…
Sabah Telaşı
Gündüzün hayrından sevgiliye sığınmamın resmidir bu. Sevgili ,bak çapaklarımı bile getirdim . Kalmadı geride benden ağlayan bir çift kirpik. Muhabbet kuşlarına yarenlik eden telaşıma ver imla hatalarını. Pek bir muteberdir…
Çok sevdim seni
Ben seni çok sevdim be kadın Sana yalan söyleyecek kadar çok. Hem de seni incitecek kadar. Çok sevdim seni gerçekten çok.
Gülüm(sen)
Gülümse Bulutlar gelsin Yoksa gölgeni nasıl hissedebilirim Bir yağmur yağar sonra dokunuşunla ıslanırım Bir Aralık çekilirsin güneş çıkar yakar beni Yine de gülümse bulutlar gitmesin . Bir asude bahar olur…
Yurtsuzun Selamı
Uzun bir seferdeyim. Senden çaldığım nefesle yürüyorum yolları Gezdiğim her yerde benimlesin yani Bu aralar sessizliğe uğradım bir müddet, Çok kalmayacağım fakat. Dönersem haberin olur Çokça selam ederim .
ARTIK HİÇ BİR ŞEY ESKİSİ GİBİ DEĞİL/ CAHİT SITKI TARANCI
Artık hiç bir şey eskisi gibi değil.Ben de öyle.Çok dikkat etmiyorum uzun süredir kendime.Kılığıma kıyafetime…Çorapsız da basıyorum artık yere.Eskisi gibi de korkutmuyor beni ne grip ne nezle.Nane limonun iyi gelmediği…
Elleriniz ve Yalana Dair (Nazım Hikmet)
ELLERİNİZE VE YALANA DAİR Bütün taşlar gibi vekarlı,hapiste söylenen bütün türküler gibi kederli,bütün yük hayvanları gibi battal,ağır ve aç çocukların dargın yüzlerine benziyen elleriniz.Arılar gibi hünerli hafif, sütlü memeler gibi…