Uçurtma Avcısı

       Bu hafta  KHALED HOSSEINI’nin Uçurtma Avcısı kitabından başlayıp yarım kalmış ne varsa tamamlamaya karar verdim. İyi oldu bir bakıma geride yarım kalmış, keşkelerle dolu eksik yanlar bırakmaktansa tamamlamak daha iyi olurdu herhalde. Kısmetsizliğim peşimdeyken,kendimi ne kadar tamamlayabilirim bilmesem de, gayret etmek de rahatlatsın istiyorum.
       Gecenin sabaha doğru kısmında,saat 3.30 da başlayıp sabah 10.00 a kadar her yerinde kendine ait bir pişmanlık bulunca,insan hiçbir şey eksik kalmasın istiyor. Birde neden daha önce okumadım hissine kapıldım. Zamanın çok ağır aktığı günlerden birine sığdırsaydım yüküm hafiflerdi belki. Koca koca saniyelerin birer birer kafama vuran tik tak larının beni sersemletmesine karşı koyardım hiç olmazsa.
    Kitabın değerlendirmesini yapmak istemiyorum. Google da kitapla ilgili yada karakterlerle ilgili arama yaptırılınca direk sayfama yönlendirme olacak diye endişem. Gerek yok. Şurada kendi kendime notlar alıp kendi kendime mutlu olma uğraşı veriyorum. Bir nevi ruhumun günlüğü gibi. Gerçek hayattan ne kadar kopuk olsam o kadar. Ahmet Kaya’nın sevgi duvarı gibi. Ne kadar yalansız olursak o kadar iyi. O  açıdan ,kimseyle ne uğraşasım nede ilgilenesim var. Mahrem olarak kalması daha iyi.