Deprem

20170905_181452_1

Nereden kaçsam arkamda ki bela sevdiklerimi buluyor.

Bu kaçmalar böyle devam ettikçe en çok geride bıraktıklarım zarar görecek. Bazen bu yüzden hiç var olmamayı diliyorum. Yani varlığını yeryüzünde sadece bir ağırlık olarak hissetmenin, bence inançsal boyutu dışında hiç bir mahsuru yok. Aslen bu inanç kısmını sürekli belirtmenin de çok gerekli olduğunu düşünmüyorum artık, fakat bir alışkanlık mı dersiniz yoksa hassasiyet mi? O kısmı size kalmış. Bu yüzden sürekli belirtiyorum.Hayatım boyunca aklım hep geride kalanlarım da olacak biliyorum, ancak bu çok ağır yük benim  için. Varlığımın sadece yeryüzünde bir ağırlık olduğunu düşündüren de, esasen hasretlere tutsak olmak. Onun dışında bir insan daha başka ne olabilir ki? Sürekli bir döngü içinde olan ekosistemi bozmaktan başka neye yarıyoruz ki? Hadi diyelim ben değilde ,siz yarıyorsunuz da napıyorsunuz yani?

Ben söyleyeyim,

-Hiç!

Bu işin tabiatı bu. Hep olduğumuzdan farklı, olduğumuzdan fazlası olarak görürüz kendimizi.İnsan dünya da var olmasaydı nolur du ki? Hiç. En azından tabiat hep güzel kalırdı. Aslında bizi en iyi yaşlılık terbiye ediyor. Ele ayağa düşüp kendi pisliğinde debelendiğinde insan,gerçek değerini o zaman görüyor.

Şimdi ben bu satırları niye yazdım. Bilmiyorum. Vallahi bilmiyorum.Herhalde yalnızlıktan dolayı, öyle kendi kendime konuşma ihtiyacı hissettim ondan.

Yalnızlığı tarif eden tek cümlem.

-Yalnızlık pis şey.

İnsanı intihar da ettirir, dertlere gark da ettirir. Allah’ın belası bir şey işte. Yalnız değiliz, bir topluma aidiz gibi salataları boş verin. Yalnızlık kendi başına olmaktır. Ruhunun tek bedende tek vücutta toplanmasıdır. Bu yüzden insanlar evleniyorlar ya zaten. Tek bedende  tek can olmaktansa, iki beden de tek can olmak bu yüzden bir zorunluluk. Evlenme ritüelleri bu yalnızlığın ürünü değil, kördüğümü. Bu aklın da değil. Kim icat ettiyse o menem şeyleri onu da bilmiyorum. Bireyin yalnızlıktan kurtulma çabası olan evliliği zorlaştıran kafa, bireyi yalnızlaştırmaya çalışan kafadır belki de.Belki de değildir. Evliliğin ihtiyaç olması, bedeni arzulardan kaynaklanmıyor anladığım kadarıyla. Onun alternatifi evlilik olmazdı yoksa. Gündelik ilişkilere dalıp gidilirdi salt beden için olsa. Bilmem öyle şeyleri pek de, sonuçta o evlilik nedeni değil. Öyle olduğunu düşünen varsa, onların yazarı ben değilim.Olsa olsa Haydar Dalgadümen olabilir.

…………….——————-………………………..———–……………………………..————-…………………………….

Bu ara tadım yok. Bir süre yazmayabilirim. Ne hikaye ne başka bir şey. Aradığım tad hiç bir şeyde yok. Huysuzluk daha çok. Geçen bir rüya gördüm hala etkisi üzerimde.Belki ondandır belki de değil. Belki de sorunlarımın azalması asıl sorunumun etkisini azdırmıştır. Hiç umurunda olmayan şeyler oyalar ya bazen insanı , işte onlar kurtarıcı gibidir. Onları azalttığında kendinle baş başa kalırsın sanki. O an öteki benliğin yüzüne çarpar acı gerçeği. Özlem,özlem,özlem….der durur. Ulan çok özledim yine.Vallahi de billahi de.Köpek gibi hemde.

Yazmam deyip yazdıklarım da olmuştur bakmayın bana. Havalar da çok soğuk zaten. Beni böyle havalar bitirdi diyen kimdi sahi? Ona bakmaya bile hulhum yoğ.

Sakon sırtiyda,köynegiy üstiyde,tumanla teyşt içinde oturisanya. Ele düşün. Aynen eyleyem. Elimin tekiyde çenemin yaniyda.

Reklamlar