Bir Sorun. Bir Çözüm!

-Affet beni.

-Affedebilirim ama bu sana bir daha güveneceğim anlamına gelmez. İkisi çok farklı şeyler.

– Nasıl yani?

 -Biri geçmişi diğeri geleceği ilgilendirir. Bu gelecekle ilgili. Orada sen yoksun

-O zaman neden affediyorsun?

– Çünkü geçmişe takılıp kalmaman için sana bir kere daha iyilik yapıyorum. Zira ben iyi biriyim.

-Gelecekte neden istemiyorsun?

-Aynı zamanda akıllı biri olduğum için! Bir daha seni affedemeyebilirim zira. Bunu bir önlem olarak düşün. Ha unutmadan. Bir daha aklımın bir köşesinde çözülmemiş bir problem de kalsın istemiyorum. Bilirsin, arka planda çalışan küçük uygulamalar işlemciyi yorar. Yormayalım birbirimizi. Selametle kal.

(Böyle bir diyalog yaşanmamıştır. Kişi ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür. Ancak bunların hayal ürünü olması demek uygulamada karşılaşılmamış olduğu anlamına da gelmemektedir. Üzerinize alınıyorsanız o siz değilsinizdir. Alınmıyorsanız o sizsinizdir. )

Düşünün ki hayatınızdan çıkaramayacak kadar yakınınız olan, ancak kendisiyle yaşadığınız sorunlardan dolayı da kendinizi yorgun hissettiğiniz biri var. Yüz göz olmak istemiyorsunuz. Öte yandan da sürekli karşılaşıyorsunuz. Her karşılaştığınızda da, canınızı acıtan hatıralarınız gözlerinizin önüne geliyor. Ne yapacağınızı düşünüyorsunuz fakat işin içinden çıkmak ne mümkün.

Yapılacak tek şey kalıyor geriye. Affetmek. Affedince, kendi içinizde büyüyen bir başka siz oluyorsunuz o an. “Affetmek büyüklüktür, erdemdir” derler ya hani. Siz erdemli olan oluyorsunuz. Öte yandan da artık güvenli alan oluşturup şahsı içeri sokmuyorsunuz. Bu daha sizi olumsuz etkilerden koruyor.

Kaç yaşına gelirseniz gelin, hayat size hep sorunlar çıkarıyor, ayrıca yeni yeni politikalar geliştirip çözüm üretme imkânı sunuyor. Böyle bir sorunun çözümü için Anahtar kelimeler.

 Affettim ama artık güvenmeyeceğim.