
İnsan öyle bir muamma ki, en sevdiklerine bile kendisini açamıyor . Nedenlerinin basit yada zorluğuyla ilgili veya ilgisiz olduğuna bakılmaksızın, meselenin kırılma noktası burası değil. Asıl nokta şu; insan neden kapalı kalmayı tercih ettiğinde, açılmanın yararlı olacağını bile bile, kendisini buna ikna edemez. Biz bunu tartışmalıyız.
Zaman zaman hayatı durduracak bir tuş olmasını, en azından hayatı değilse bile, kimi olayları olduğu gibi durdurmayı seçmek için gerekli olduğunu düşünmüşümdür. Örneğin sevmek zamanında durdurulmuş olsaydık pek çoğumuz bir müddet düşünüp yön tayin edebilirdik . Yada dönülmez bir yola girmeyi tercih ettiğimiz de pişman olduğumuz an geri dönebilmeyi çok istemişizdir.
Hayatta tercih ettiğim veya girmiş olduğum yollardan dolayı hiç pişman olmadığımı söylemiştim bir zamanlar . “Çünkü bunlar beni ben yapan şeylerdir” diyordum. Pişman olmamak, içinde olduğum duruma göre bir tercih mi yoksa gereklilik mi ondan da emin olamıyorum bazen. Şimdi çok özlediğim ve geri de kalan bazı özlemlerimden uzaklaşınca ikilemde kaldığım oluyor . Dipsiz bir kuyuya taş atmak gibi . Atıyorsun ve o taş hiç dibi bulmuyor . Bir süre sonra dibi bulsa bile , ses sana ulaşmıyor . O taşla birlikte derinlere doğru sürekli bir yolculuk yapmaya devam ediyorsun.
Şimdi dipsiz bir kuyunun içinde karanlığa doğru yol gidiyorum. Yerçekimine karşı duracak bir gücüm yok. İradem esir alınmış. Gözlerim ışıktan giderek uzaklaşıyor . Dibi gördüğümde de, gördüğüm yeri kanıksayıncaya kadar belirsizlik ve umutsuzluk içinde yol almaya devam edeceğim.
30 Ekim 2023
Müzik: Babetna- Garip Kuşlar
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.