
Bir iş yaptığımızda merak ettiklerimizin ilk başında çoğu zaman başkalarının bu işle ilgili yorumu gelir. İşe başlarken de, sürdürürkende, bitirirkende bu yorumlanma veya onaylanma ihtiyacını süregider. Bu durum aşağılanarak büyütüldüğümüzden midir yoksa “her sanatçı sanatı göstermek ister” duygu düşüncesindenmidir yoksa hatalardan korkmaktan mıdır derseniz bana kalırsa orası kişiden kişiye değişir . Fakat muhtemelen en sağlıklı bilgi insan psikolojisi üzerine çalışanlardadır. Ben konuma döneyim.
Mesela;
-Eee nasıl olmuş? Beğendin mi? veya şurası eksik kaldı orayı da şöyle şöyle yapınca mükemmel olacak vs. şeklinde gelişen diyaloglar gündelik hayatımızın olağan diyaloglardır. İşin bir de bizden uzak kısmı varki oraya kadar yorum ulaştırmayı ayrı bir boyut sayıyorum ben. Bunların içinde en başa koyduğum yorumlar youtubeda ki yorumlardır. Özellikle son zamanlarda yayınlanan dizilerin yorumlarına bakınca doğrusu insanlardaki cürete şaşırmıyor değilim. Cüretkarlığın nedenleri ayrı bir konu lakin olan şeyi anlatınca başka bir düşünce ister istemez ortaya çıkıyor.
Dizilerin yorumlarında eskiden olan şeyler üzerinden yorum yapılıyordu daha çok yada tahminler yapılmaya çalışılıyordu senaryo üzerinden ancak şimdilerde daha ziyade insanlar içlerinden geçeni dizilerdeki karakterlerde görmek istiyorlar.
Söz gelimi dizideki karakterlerden olan iki sevgili arasında bir ayrılık ihtimali söz konusu olunca şöyle yorumlar gördüğüm oluyor.
- Mefruşan ile Köpükcan ayrılmasın lütfen. Mefruşan filan yere gitsin. Şöyle yapsın. Şurdan çıkıp buraya gitsin . Öbürü hacca gitmek yerine Rio de Janeiro uçağına binsin , yanlışlık yaptığını anlayınca Şam’a insin. Şamdan gelirken Halep helvası getirsin. Sonra payitahtta ikisi bir araya gelip playstation oynasınlar. Ondan sonra solucan deliklerinden geçerek yıldızlar arası seyahat etsinler . Eğer zamanları kalırsa, apollo 14 ile merkür etrafında bir drift yarak venüsten aşkı sektirip dünyaya zıpıtversinleee. vs.
Bu temennileri görünce insanımızdaki o doymak bilmez iyimserlik, şefkat, merhamet ve güzellikleri görüyorum. Ama haberlere bakınca hiç de öyle bir hava yok. Bu iyilik melekleri gökyüzünden yazıyor sanki bu mesajları. Yeryüzüne inip insanlar arasında biraz dolaşsalar keşke yada ne bileyim insanlar arasında karışsalar Lut’un kavminden birilerinin çıkıp kendilerini tehdit edip etmeyeceğinden eminler mi bir test etseler de bize öyle yorum yapsalar diyesim geliyor.
Halbuki durum tam tersine işaret. Her bal tutan parmağını yalamakla meşgul ki her insanın hayatında en az bir kere bal tuttuğunu düşünürsek durum hiç de iç açıcı değil.
Neyse. Konuyu bağlamından kopardığımın farkında olmakla beraber, içimdeki kötümserliği döktüm. Benimde iyimserliğe ihtiyacım var belki de.
Sevgiyle…
Müzik : Barabar : Muhabbet Bağında ( Bir derdim var bin dermana değişmem)
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.