Çok sevdim seni
Ben seni çok sevdim be kadın Sana yalan söyleyecek kadar çok. Hem de seni incitecek kadar. Çok sevdim seni gerçekten çok.
İçimden gelen duyguların dağınık dağınık cümlelere dönüştüğü ve bir sayfada zorlanarak toparlandığı yerdir şiirlerim.
Ben seni çok sevdim be kadın Sana yalan söyleyecek kadar çok. Hem de seni incitecek kadar. Çok sevdim seni gerçekten çok.
Gözlerin mahzende yüzyıllarca saklanıp yıllanmış bir şarap gibi. Arzumu tüm yüzüne kenetliyor. Baksam bağlar çiçekleniyor, bakmasam yüreğim eziliyor. Hâlbuki hiç şarap içmedim ben o mahzenlerden. Hiç de geçmedim o bahçelerden.…
Gülümse Bulutlar gelsin Yoksa gölgeni nasıl hissedebilirim Bir yağmur yağar sonra dokunuşunla ıslanırım Bir Aralık çekilirsin güneş çıkar yakar beni Yine de gülümse bulutlar gitmesin . Bir asude bahar olur…
Hayat dediğin kısacık bir yol, Bugün varsın yarın yok. İçimizdeki boşluk koca bir okyanus Ucu var bucağı yok.
Yüzümüzde ki çatlaklardan sızıyor acılarımız Yaralı bedenimizde kalan tek şey izleri, tükettirilmiş sevdalarımızın. Bir mahlas, bir çiçek, bir dalla anlatırız hikayemizi, Masalların cevval çocukları değiliz nasılsa, Kahramanlığın lüzumu yok. Kılıç,…
Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz, Değil mi ki ayaklar altında insan…
Uzun bir seferdeyim. Senden çaldığım nefesle yürüyorum yolları Gezdiğim her yerde benimlesin yani Bu aralar sessizliğe uğradım bir müddet, Çok kalmayacağım fakat. Dönersem haberin olur Çokça selam ederim .
Artık hiç bir şey eskisi gibi değil.Ben de öyle.Çok dikkat etmiyorum uzun süredir kendime.Kılığıma kıyafetime…Çorapsız da basıyorum artık yere.Eskisi gibi de korkutmuyor beni ne grip ne nezle.Nane limonun iyi gelmediği…
ELLERİNİZE VE YALANA DAİR Bütün taşlar gibi vekarlı,hapiste söylenen bütün türküler gibi kederli,bütün yük hayvanları gibi battal,ağır ve aç çocukların dargın yüzlerine benziyen elleriniz.Arılar gibi hünerli hafif, sütlü memeler gibi…
Bu şehrin mahzenleriİrin kokar, kan kokar.Şehrin mahzenlerinde,Cinayet var, ölüm var. Anne girmem bu oyuncak dükkanınaOrda toplar, tayyareler, tanklar var. Seviyorum soğut dalı atımıTekme atmaz, ısırmaz.Ben yaşamak istiyorum,Bir ağac gibi,Serile serpile,…
“Ahsen!” Güzel Kızım! Bundan böyle Sen yaşadıkça , Ben yaşlandıkça Tüm şiirler, tüm şarkılar sana…
Masanın örtüsü mavi basma, üstünde yalansız, güler yüzlü, cesur kitaplarımız durur. Esirlikten dönmüşüm anacığım; kendi memleketimde düşman kalesinde. Gecenin saat biri; lambayı söndürmedik. Yanımda karım yatar; karım beş aylık gebeliğinde;…
Acele etme daha buradayım. Yazacaklarım bitmedi henüz, Bittiğinde bırakacağım yazmayı. Bilmezsin sen, “Çerçi’leri” yazacağım hele, Babaannemin kadifeden kat kat giydiği fistanını, Her başımı okşadığında alttaki fistanının cebinden çıkardığı akide şekerlerini,…
Her gece her gece kabuslarla kirletilmiş uykular kaldı dünden bugüne. Karanlığın girdabını yok etmek için elde bir çakmak, bir de sigara var. Dumandan müteşekkil çekilen her nefesin yakıcılığı, öldüresiye acısı…
Sürgünü yalnız memleket hasreti yıkmaz, yıkması için bu hasrete utandırıcı bir gönül yarası karışmalıdır. – R. H. Karay