Yol hali hazırlanmak gerek
Toparlanmak vakti.Kısmet kader derken alıştığım bu yere veda etme zamanı geldi çattı. Kocaman bir 6 ay bekledim ve artık beklemenin bir anlamı kalmadı. Yol hali suskunluğun hakimiyetidir.Ve şimdi yola revan…
Toparlanmak vakti.Kısmet kader derken alıştığım bu yere veda etme zamanı geldi çattı. Kocaman bir 6 ay bekledim ve artık beklemenin bir anlamı kalmadı. Yol hali suskunluğun hakimiyetidir.Ve şimdi yola revan…
Bir bilebilseniz nasıl yanıyor içim, Çünkü dönüşü olmayan bir yola girdim. Yol hazırlıklarımın tümü bitti, Acılarımı da heybeme koyup yola revan olmak vakti. Koyverdim kirli sakallarımı, dağınık saçımı Yüklendim yine…
Bu haftanın bir diğer kitabı Nazım Hikmet’in Pirayeye Mektupları. Bu mektuplar, Franz Kafka’nın Sevgili Milenaya Mektuplarından farklı tabi. Birisi sağlıklı bir insanın cezaevinden yazdığı mektuplar, diğeri hasta ve fakat özgür…
Bu hafta KHALED HOSSEINI’nin Uçurtma Avcısı kitabından başlayıp yarım kalmış ne varsa tamamlamaya karar verdim. İyi oldu bir bakıma geride yarım kalmış, keşkelerle dolu eksik yanlar bırakmaktansa tamamlamak daha iyi…
Kaldırıp küskün yanlarını Kaşlarına ellerimle dokunmak Neden diye sormadan Alnına bir öpücük kondurmak Bir avare gibi her gece Dönüp dönüp sensizliği yazmak Kırıldı kırılacak bir kalemden Sana varacak rotalarda dolaşmak…
Biz seninle nasıl tanıştık hatırlıyor musun? Hatırlarsın aslında az çok o günü Belki de hiç unutmazsın tıpkı benim gibi Ama unutmamak alışmamaya çare değil ki Ben seni yıllarca bekledim aslında…
Yolu mecburen gurbete düşmüş olan herkesin bir hikâyesi vardır. Ya bir kaçış, ya bir arzudan kaynaklı,zorunlu gurbetin öyküsü. Bu hikâyelerin ana karakterleri göçmüş, kalanları da göçenlerin sılasındayken hasretli ve birazda…