
Bin yıl geçse aradan, tam bin yıl! Ben öylece kalsam kaldığım yerde bin yıl! Bir ağaç gövdesi gibi dimdik öylece. Kök salsam toprağın bağrına. Sahiplensem olduğum yeri. Kavrasam arzı kederle, hırsla, şevkle. Arşa doğru dallar uzatsam dua niyetine. Yüzlerce, binlerce, onbinlerce yaprak versem göğe doğru. Her bir yaprak kanat açsa, kanat çırpsa ayrılmak için bedenimden. Bir mihrap gibi, bir minare gibi yükselsem yükselsem göğe doğru. Santim santim, adım adım, yıllarca ve sabırla. Geç kalmış gibi mahçup, tam tekmil donanmak için ihtiyatlı, acemi gibi sabırsızca uzasam. Bir yaş, yüz yaş, bin beşyüz yaş yaşasam.
Başka şey bilmeyeceğim. Sen diyeceğim, seni bileceğim. Savuracağım yapraklarımı sana değsin diye ümitle, belki bir milyondan bir tanesi, belki de birkaç tanesi.Esmer ve kavruk tenimle bir baltanın iştahını açacağım anda bile, seni ısıtacağımı bilsem, boynumu sorgusuz sualsiz, vecdle uzatacağım.
Bir kapı, bir pencere, bir pervaz, yahut bir yer sofrası önüne koyduğun. Her ne vesile ile olursa olsun gözlerine değeceğimi bildiğim için karşıma çıkan her yontucunun önünde sessizce eğileceğim. Kıldan testere önünde tutan ele de susacağım, marangoz atölyesindeki koca planya makinasının üzerine serildiğimde de. Değil mi ki senin için yeniden var edileceğim. Alaladelikten, sanata uzanan o çetrefilli yollardan sonra nihayet sana varacaksam, Çektiğim sancının ne ehemmiyeti var?
Bana kalsa bir saz olurdum. Türkülerle dilinde gezerdim. Kulaklara merhem olur, sonrada dudaklarının üzerinden çağlara uzanırdım. Bin yılların sevdası olasıya kadar ordan oraya gezerdim. Kimseye esir olmazdım. Bir duvara asılsam da, ruhumla sarardım aşka düşmüşleri senin hatırına.
Ve hala gittiğim her yere seni götürsemde, yine de seni çok özlüyorum…
Müzik : Emre Saltık – Ben Bir Sazdım
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.