Yola Çıkmak için Her şey Hazır
Bir bilebilseniz nasıl yanıyor içim, Çünkü dönüşü olmayan bir yola girdim. Yol hazırlıklarımın tümü bitti, Acılarımı da heybeme koyup yola revan olmak vakti. Koyverdim kirli sakallarımı, dağınık saçımı Yüklendim yine…
Bir bilebilseniz nasıl yanıyor içim, Çünkü dönüşü olmayan bir yola girdim. Yol hazırlıklarımın tümü bitti, Acılarımı da heybeme koyup yola revan olmak vakti. Koyverdim kirli sakallarımı, dağınık saçımı Yüklendim yine…
Kaldırıp küskün yanlarını Kaşlarına ellerimle dokunmak Neden diye sormadan Alnına bir öpücük kondurmak Bir avare gibi her gece Dönüp dönüp sensizliği yazmak Kırıldı kırılacak bir kalemden Sana varacak rotalarda dolaşmak…
Biz seninle nasıl tanıştık hatırlıyor musun? Hatırlarsın aslında az çok o günü Belki de hiç unutmazsın tıpkı benim gibi Ama unutmamak alışmamaya çare değil ki Ben seni yıllarca bekledim aslında…
En küçük yıldıza seslendim önce. -Bakar mısın lütfen? Bir sırrım var.içimde tutmaktan yorulduğum, bir derdim var içime saklarken dallarımı kuruttuğum. Artık sen sakla nolur. Sana gelmek üzereyim,kanat taktım.İster derdimi ister…
Nadide bir çiçeksin sen Yollara serilmeye kıyılamayan Masal ülkesinin kahramanlarına layık Kaf dağının ardı kadar gizemli Nadide bir çiçeksin sen
Sürekli şarka gidersen,garba çıkarsın Yolun uzar, uzamaya devam eder yürüdükçe Çünkü takatten düşersin zaman geçtikçe Başladığın yeri özlersin, Bir duygu esnemesi ile şiir yazarsın sonra Anlayan okusun diye beklersin. Yol…
Aldırmamaya çalışsam ruhumun dünyasındaki herc-ü merce Ah! Aldırmamak ne garip bir kelime Çalkalanıp dururken her yanım, O hengamede ölü numarası yapabilmek Aldırmamak sanki; Bir kertenkele soğukluğunu taşıyor gibi durabilmek Kuş…
İkindiden sonraydı, Hani güneşin yüzünü gizlemeye başladığı anlardı Yüzün güneşle birlikte siliniyordu Yavaş yavaş perdeleri kapattın Kendimle mücadelem boşunaydı Sen yoktun, Beni çağıran bir boşlukta yankılanan kendi çığlığımdı Sonra yoruldum,…
Özlemek dediğin nedir biliyor musun? Bir alışkanlığın ertesinde,onun varlığına dair derin bir iç çekişle Kara kuru bir çocuk veya kız’ın gözlerinden düşen inci tanesinde başlar özlem Kaldırımlarda eylem adımlarla değil,…
Kaçmaya bir başladınmı elinde tuttuğun ya dökülür veya düşer. Kendin düşmediğin için şanslı sayılırsın. Sonrasında ise tutunamamak çilesi başlar.Hiçbiryerde,hiçkimseye. Uzun yolculukların başlangıcı budur işte. Tutunamadıkça sürüklenirsin.Bir şehirden diğerine.Bir ülkeden başka…
Ben seni bu kadar seveceğimi bilseydim, limanına sığınmak için kendim olmaktan kaçar mıydım?……………..YAKINDA
Ben bir baska ülkede sürgünlüğü yaşarken, Sana yazılarımdan başka ne verebilirim ki? Yedi düvel peşimde ve ben teslim olmamışken, Bir canım var , onu getirip teslim etmeyi murad etsem, Ona…
Hayatım hayata bakışım bir porte üzerindeki “mi” notası gibi; bazen iki,üç adım ilerlemiş gibi, bazen acaba der gibi. Hayat bu ;herşey olmaya açık, hiç bir şeyliğe doğru yol almaya hazır.…