Yolluk Niyetine.
İstanbul’da yaşadığım yıllarda yukarıda ki görüntülere benzer yolda çektiğim görüntülerden bir kaç tanesi kalmıştı bilgisayarımda. Uzun bir süre, yalnız başıma kaldığım uzak bir köyde , geceleri lambaları söndürüp o görüntülere…
Denemeler, şiirler, hikâyeler ve gezi notları
İstanbul’da yaşadığım yıllarda yukarıda ki görüntülere benzer yolda çektiğim görüntülerden bir kaç tanesi kalmıştı bilgisayarımda. Uzun bir süre, yalnız başıma kaldığım uzak bir köyde , geceleri lambaları söndürüp o görüntülere…
Artık hiç bir şey eskisi gibi değil.Ben de öyle.Çok dikkat etmiyorum uzun süredir kendime.Kılığıma kıyafetime…Çorapsız da basıyorum artık yere.Eskisi gibi de korkutmuyor beni ne grip ne nezle.Nane limonun iyi gelmediği…
ELLERİNİZE VE YALANA DAİR Bütün taşlar gibi vekarlı,hapiste söylenen bütün türküler gibi kederli,bütün yük hayvanları gibi battal,ağır ve aç çocukların dargın yüzlerine benziyen elleriniz.Arılar gibi hünerli hafif, sütlü memeler gibi…
Kadınların, çocukların, el kadar bebeklerin bedenleri parçalanırken, Neden hiçbir insan evladının yüreği parçalanmıyor? Zalimsin koca dünya! Zalimsin! insan olmayan insan evladı.
Bu şehrin mahzenleriİrin kokar, kan kokar.Şehrin mahzenlerinde,Cinayet var, ölüm var. Anne girmem bu oyuncak dükkanınaOrda toplar, tayyareler, tanklar var. Seviyorum soğut dalı atımıTekme atmaz, ısırmaz.Ben yaşamak istiyorum,Bir ağac gibi,Serile serpile,…
Bazen yazmak istiyorsunuz ancak eliniz gitmiyor bir türlü. Zor günler, zor zamanlar. Hassas bir insansanız hele, düşen bir yaprak tanesi bile sizi incitiyorsa, bunca kötülüğün içinde yaşamak gerçekten işkenceye dönüşüyor.…
Size daha önce çağlalar dan bahsetmiştim hatırlarsanız.O, bizi kendimizden geçiren çağlaların tuttuğu kayısı ağaçlarının, dört tane olduğundan hani. O dört ağaçtan geriye şimdi; dallarının bir çoğu kurumuş,gövdesinde meydana gelen çürüklerin…
Zamanın nasıl hızlı geçtiğini anlamak için tarih aralığı hesaplama sayfasına bir göz attım. Bir kaç tarih yazdım veo tarihten bugüne kadar ne kadar zaman geçtiğini hesapladım. Yıpranmakta pek haksız değilmiş…
“Ahsen!” Güzel Kızım! Bundan böyle Sen yaşadıkça , Ben yaşlandıkça Tüm şiirler, tüm şarkılar sana…
Masanın örtüsü mavi basma, üstünde yalansız, güler yüzlü, cesur kitaplarımız durur. Esirlikten dönmüşüm anacığım; kendi memleketimde düşman kalesinde. Gecenin saat biri; lambayı söndürmedik. Yanımda karım yatar; karım beş aylık gebeliğinde;…
Peyami Safa’yı daha çok Dokuzuncu Hariciye Koğuşu isimli kitabıyla biliriz. Hastane Önünde incir ağacı şarkısını herkesin bildiği bir ülkede, hastahane deki odasında bacağı kesilmek üzere olan bir çocuğun dramı tabi…
Soytarılık etmeden güldürebilmek seni Ekmek çalmadan doyurabilmek Ve haksızlık etmeden doğan güneşe Bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi Mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun…Şimdi iyi niyetlerimi Bir bir yargılayıp asıyorum Bu…
Kimi yazarlar kelimelerle, çorak ve hayat emaresi olmayan bir coğrafyaya can verir . Ağrı dağı efsanesinde, uçsuz bucaksız ovaya, çorak mı çorak dağların uzandığı bir coğrafyaya hayat vermiş Yaşar Kemal.…
Senin de bayramın mübarek olsun küçüğüm. O küçük avuçlarından bin yıllık hasretle öperim. Merak etme iyiyim ben. Arasıra araf , kimi zaman cehennem. Cennet kadar masum olan sensin. Sana bayram…
Yaşıyor olsa, kendisini ziyaret etmek isteyeceğim insanlardan bir tanesi Aziz Nesin’dir. Onu senaryosunu onun yazdığı, Kemal Sunal’ın ise bu senaryolarda karakterlere ayrı bir ruh kazandırdığı filmlerle tanıyoruz daha çok. Düşüncelerini,…