İçimdeki Müzik ( Sharon M. Draper)

. Birkaç gün önce çok yapmam ama şu kişisel gelişim uzmanları ve liderlik eğitimi verenler kadrosuna giren Ahmet Şerif Izgören’in “Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır” isimli kitabını alıp okudum ve orada bir örnek gördüm. Fransa’da bir derginin genel yayın yönetmeni ağır bir rahatsızlık geçirmiş ve vücut fonksiyonları iptal olmuş sadece bir gözünü açıp…

“Gulyabani” ( Hüseyin Rahmi Gürpınar)

Gulyabani deyince hepimizin aklına ilk gelen, Yeşilçam Sinemasının duayenlerinden Şener Şen, Kemal Sunal ve Halit Akçatepe, Adile Naşit, Ali Şen, Ayşen Guruda ve Hale Soygazi’ nin oynadığı “Gulyabani” filmi gelir. Bu film Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın “Gulyabani” isimli kitabından esinlenerek çekilmiştir. Filmin senaryosu yazılırken kitap esas alınmış gibi dursa da, kitaptaki hikayeden bayağı uzaklaşılmış olduğu görülüyor….

“Bir Psikiyatristin Gizli Defteri”

Derler ki insanın gözünün doyması, karnının doymasından evladır. Bir bakıma katılıyorum buna. Ancak sadece yemek konusunda değil. Bazı nesnelerden faydalanılması açısından bakınca bu çokluğun yeri yemekle eşdeğer gibi. Mesela kitaplara böyle bakıyorum artık. Elektronik kitaplardan bahsetmiyorum tabi ki. Fiziki olarak karşımızda duran, elimizle dokunup gözlerimizle görebildiğimiz, hatta kokusunu almaktan bile hoşlandığımız kitaplardan bahsediyorum. Önceki yıllarda…

Bir Kahve İçimliği

Giriyorum içeri, etrafa ,sana bakıyorum gelmiş misin diye. Bir işaret, bir iz aradığım. Duvar da asılı duran yapraklı takvime bakıyorum ve bir tebessüm yayılıyor yüzüme. Takvimden bir yaprak koparılmış. Evet, yine gelmişsin. Uğrayıp önce bir kahve içmişsin. Sonra da fincanını, onu aldığın yerin az kenarına bırakmış ve kapıyı çekip çıkmışsın. Denk gelemiyoruz hiç, bir kahve…

Yeraltından Pusulalar -8

Verdiği spariş kısa süre içerisinde gelmişti. Yemeğini alelacele yedikten sonra bir mektup daha açmak geçti içinden. Elini attığı mektup zarfı pek bir hafif geldi eline. Boş bir zarf olabileceğini düşündürecek derecede hafifti. Belki de “zarfın içindeki kağıt başka bir cinstir diye” düşündü. Usulca açtı zarfı ve zarfın İçinden güzel bir koku yayıldı. Şaşırdı Hicran. Bu…

Yeraltından Pusulalar -7

Hicran olduğu yerde çivilenmiş gibi kaldı. Kararsızlığını, tereddütlerini ve şaşkınlığını bir mektup daha çekerek gidermeye kara verdi. Çabucak açtı mektubu. Mektuplar kime yazılmıştı? Şuan yeryüzünde en çok öğrenmek istediği ve ulaşmak uğruna her şeyi yapabileceğini düşündüğü tek bilgi buydu.  Benim gönül telime bağladığım, her sallandığımda bir tambur gibi nağmeler saçan ezel bestem. Seni sevmek öyle…

Sabah Telaşı

Gündüzün hayrından sevgiliye sığınmamın resmidir bu. Sevgili ,bak çapaklarımı bile getirdim . Kalmadı geride benden ağlayan bir çift kirpik. Muhabbet kuşlarına yarenlik eden telaşıma ver imla hatalarını. Pek bir muteberdir şafak kızıllığının yanaklarına benzeyen yüzü. Bu da sanadır, olmamış yazılar gibi. Xecê – Keyfa Min Ji Tere Tê 

Yeraltından Pusulalar -6

Tereddütlerini izale etmek için bir müddet bekledi. Oturup derin bir nefes aldı. Odanın içinde bulunan nesnelere göz gezdirdi. Kitaplar, not defterleri, gelişigüzel duvarlara yapıştırılmış not kâğıtları vs. hepsi yorgunluk kokuyordu sanki. Bu odada insanın üzerine çöken bir hüzün tomarı vardı sanki. Kâğıtlara yedirilmiş ve olanca ağırlığıyla havaya bindirilmiş bir efkâr duygusu. Ona bu duyguyu veren…

Yeraltından Pusulalar -5

Biraz nefeslenmek için dışarı çıkmak istedi. Paltosunu kapının arkasından almak için hareketlendiğinde bir baş dönmesi daha geçirmeye başladı. Tansiyonunun düştüğünün habercisiydi. Hergün alması gerektiği dilaltı haplarından bir tanesini alması gerekiyordu. Oturduğu odadan çıktıktan sonra uzun koridordan geçip dış kapının arkasında duran vestiyere ulaşması gerekiyordu. Hapları vestiyerde ki plastik poşetin içerisindeydi. Dışarı çıkmadan önce almayı unutmamak…

Yeraltından Pusulalar -4

İnsan her baktığı yerde görür mü bir yüzü? Her dakika düşünür mü insan birisini? Her gözünü kapattığında hayalini kurar mı birisinin? Tüm duygusal anlarını paylaşmak ister mi aynı kişiyle? Ona yazdığı onlarca şiiri , hikayeyi , yazıyı ;sırf en güzelini yazabilmek için; yollamaz da tutar mı kendisinde ? Bunun hastalık olduğunu bile bile her gün…