Yolluk Niyetine.

İstanbul’da yaşadığım yıllarda yukarıda ki görüntülere benzer yolda çektiğim görüntülerden bir kaç tanesi kalmıştı bilgisayarımda. Uzun bir süre, yalnız başıma kaldığım uzak bir köyde , geceleri lambaları söndürüp o görüntülere…

Elleriniz ve Yalana Dair (Nazım Hikmet)

ELLERİNİZE VE YALANA DAİR Bütün taşlar gibi vekarlı,hapiste söylenen bütün türküler gibi kederli,bütün yük hayvanları gibi battal,ağır ve aç çocukların dargın yüzlerine benziyen elleriniz.Arılar gibi hünerli hafif, sütlü memeler gibi…

Neden!

Kadınların, çocukların, el kadar bebeklerin bedenleri parçalanırken, Neden hiçbir insan evladının yüreği parçalanmıyor? Zalimsin koca dünya! Zalimsin! insan olmayan insan evladı.

Bu Şehrin Çocukları ve İthaf

Bu şehrin mahzenleriİrin kokar, kan kokar.Şehrin mahzenlerinde,Cinayet var, ölüm var. Anne girmem bu oyuncak dükkanınaOrda toplar, tayyareler, tanklar var. Seviyorum soğut dalı atımıTekme atmaz, ısırmaz.Ben yaşamak istiyorum,Bir ağac gibi,Serile serpile,…

Elim Gitmiyor.

Bazen yazmak istiyorsunuz ancak eliniz gitmiyor bir türlü. Zor günler, zor zamanlar. Hassas bir insansanız hele, düşen bir yaprak tanesi bile sizi incitiyorsa, bunca kötülüğün içinde yaşamak gerçekten işkenceye dönüşüyor.…

Çağlalar 2

Size daha önce çağlalar dan bahsetmiştim hatırlarsanız.O, bizi kendimizden geçiren çağlaların tuttuğu kayısı ağaçlarının, dört tane olduğundan hani. O dört ağaçtan geriye şimdi; dallarının bir çoğu kurumuş,gövdesinde meydana gelen çürüklerin…

Gurbette Ömrüm geçecek

Zamanın nasıl hızlı geçtiğini anlamak için tarih aralığı hesaplama sayfasına bir göz attım. Bir kaç tarih yazdım veo tarihten bugüne kadar ne kadar zaman geçtiğini hesapladım. Yıpranmakta pek haksız değilmiş…

Nazım Hikmet Ran – Gecenin Saat Biri.

Masanın örtüsü mavi basma, üstünde yalansız, güler yüzlü, cesur kitaplarımız durur. Esirlikten dönmüşüm anacığım; kendi memleketimde düşman kalesinde. Gecenin saat biri; lambayı söndürmedik. Yanımda karım yatar; karım beş aylık gebeliğinde;…

Selma Ve Gölgesi (Peyami Safa)

Peyami Safa’yı daha çok Dokuzuncu Hariciye Koğuşu isimli kitabıyla biliriz. Hastane Önünde incir ağacı şarkısını herkesin bildiği bir ülkede, hastahane deki odasında bacağı kesilmek üzere olan bir çocuğun dramı tabi…

Kendimle Mücadelem

Soytarılık etmeden güldürebilmek seni Ekmek çalmadan doyurabilmek Ve haksızlık etmeden doğan güneşe Bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi Mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun…Şimdi iyi niyetlerimi Bir bir yargılayıp asıyorum Bu…

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com